# Etiket

Arif Nihat ASYA: ONLAR BU DİLDEN ANLAR !..

ONLAR BU DİLDEN ANLAR !.. Arif Nihat ASYA (5 Ocak 1975 – 5 Ocak —-)     “Onlar, “Lütfen!” den anlamaz; ”ulan!” dan anlar. Onlar, çiçekten anlamaz, dikenden anlar… Güvercinden, kelebekten değil; doğandan, kartaldan anlar. Ve onlar, kanattan anlamaz; gagadan anlar, pençeden anlar. Onların kitap mantığından değil, Afyon, Kocatepe, Dumlupınar mantığını anladığını biz, kırk yıl […]

Arif Nihat ASYA: Ülkücüler

ÜLKÜCÜLER Arif Nihat ASYA (7 Şubat 1904 – 5 Ocak 1975) Rahmetle anıyoruz.     Siz büyük Türkiye’yi gerçekleştirecek olan Ülkücüler !!! Siz Oğuzların, Kür Şadların, Alparslanların, Fatihlerin, Yavuzların, Abdülhamidlerin, Yunus Emrelerin, Mevlanaların, Hacı Bektaşların, Sütçü İmamların, Dilşad Sultanların, Nene Hatunların, Gevher Nesibelerin, Malhun Hatunların torunları olan Ülkücüler! ‘Gafillerin ardında Allah’ı anan; kaçanların ardında vuruşan, […]

Arif Nihat Asya: Dualar ve Âminler

Dualar ve Âminler Arif Nihat Asya   TERCÜME-İ HALİM 25 kânunusani 1319 da Çatalca’nın İnceğiz köyünde doğmuşum. Bu tarih, bugünden düne doğru gidilince 7 Şubat 1904 olur. İstanbul’da Yüksek Muallim Mektebi’nden öğretmen çıktım. Ada­na. Malatya, Edirne, Eskişehir, Ankara ve Kıbrıs’ta edebiyat öğretmenlikleri; arada idarecilikler yaptım. 1950-54 döneminde Seyhan milletvekilliğim vardır. İlk yazım, Millî Mücadele sıralarında […]

İbrahim METİN: Arif Nihat Asya ve 5 Ocak

MİLLÎ ŞAİRİMİZ ARİF NİHAT ASYA ve 5 OCAK  İbrahim METİN Bilindiği gibi, Adana’nın düşman işgalinden kurtuluşu, 5 Ocak 1922’dir. Arif Nihat Asya, Adana Öğretmen Okulu’nda edebiyat öğretmeni iken, valilikçe kurtuluş yıldönümünü kutlama hazırlıkları yapılır. Hoca da bir öğrencisinden, kurtuluş günü için bir şiir hazırlayıp okumasını ister. Fakat öğrencisi şiir bulamadığını, son gün hocasına söyler. Bunun […]

Arif Nihat ASYA: KÖPRÜ

Köprü Arif Nihat ASYA Karşı kıyıda açan çiçekler, güzel çiçeklerdi. Rüzgâr oradan eserken, önünde durdular; öbür kıyı çiçeklerinin havada dağılan kokularını topladılar. Zaman zaman ayaklarını aynı boşluğa sarkıtarak, hikâyeler söylediler. Burasını hatıralarıyla doldurup karşıya geçebilirlerdi.. Fakat öyle yapmadılar. Düşündüler… sustular. Onlar, bu boşluğu sükûtlarıyla doldurup karşıya geçebilirlerdi.. fakat öyle yapmadılar. Burasını, sırtlarını dayadıkları yamacı kazarak, […]