# Etiket
##GENEL #Tarih

Hasan KAYIHAN: KOYUNOPATİ VE ANTİ-TÜRK OLMAK!

KOYUNOPATİ VE ANTİ-TÜRK OLMAK!

Hasan KAYIHAN
Ayvalık’ta Şeytan Sofrası denen bir tepe vardır. Bu tepeden güneşin Midilli Adası üzerinde batışı oldukça ilginçtir. Özellikle yaz aylarında turizm rehberleri otobüsler dolusu turisti akşam saatlerinde oraya taşırlar. Tepedeki bir kayanın üzerinde ayak izini andırır bir çöküntü var, şeytanın ayak izi olarak ünlenmiş. Meğer şeytan olmaya hevesli ne kadar çok insan varmış ki her gelen o ize basmaya kalkışınca iz aşınmaya yüz tutmuş. Kimin aklına gelmişse kayanın o bölümüne demir bir kafes yaptırıp kapısına da bir kilit vurmuş. Artık o ize ayak basılamaz olunca insanlar nedenini niçinini bilmeden, düşünmeyi dahi düşünemeden oraya bozuk para atma geleneğine katılır olmuşlar. Bir koyunun önündeki koyuna kayıtsız şartsız irade teslimiyeti; Koyunopati…
Şimdilerde Türk yatıp Kürt kalkma, şunca yıllık kanından şüphe etme koyunopati hastalığı başını almış gidiyor. Kürt olduğunu sakladığını, hatta gençliğinde ülkücü olduğunu söyleyen bir Bay Bakan da o kervana katıldı. Tarihi ruhuyla değil, lâfzıyla anlayanlar için tekerrürde; idrak-ı bîidrak Türklükten kaçan kaçana…
Gerçi kendi bilecekleri iştir; bana şuurlu bir Türk Milliyetçisi olarak düşen şey, sadece cehenneme kadar yolunuz var demektir, bir de insan olarak koyunopati hastalıklarını tedavi ettirmeyi tavsiye etmek…
Türk Milliyetçiliğini ırkçılık olarak göstermeye kalkışanlara, hele Ülkücülere lâf atanlara gelince…
Onların topunu yakından tanırım; onlar bu vatan ve millet için kendi bedenlerinden bir tek kıl bile kurban edemeyecek kadar ruhsuz ve eyyamcı yetiştiler. Biz Ülkücüler, Türkiye’yi diğer Türk yurtları gibi pençesine almak için saldıran kızıl emperyalizme karşı canları pahasına direnirken, onlar Selâtin Camiilerin arka bahçelerindeki serin selvilerin gölgesinde kehribar tesbihlerini şakırdatarak birbirlerinden bıyık kesme, İslâmî tebessüm biçimleri, Mesir macunu yapılış reçeteleri dersleri almakla meşguldüler. Dışarıda olup biteni merak edenlere, boşverin, Rusçularla Kurtçular dövüşüyor, yesinler birbirlerini, diyen Tesbih Akıncıları’dırlar.
Onların Türk Miliyetçisi olma nasipleri öteden beri kapalıdır, kara gönüllerinin gözü yoktur, ezelden ebede kördürler. Değil Ülkücü, Milliyetçi, Türk olmak, Ümmetçi dahi olamazlar; zira onlar Bedir’i, Hudeybiye’yi, Hendek Savaşı’nı uzaktan seyredip sonuca göre tavır alanların ruh ikizleridirler. Duruma göre Mekke’de de, Kudüs’te de hacı olabilme kıvraklık ve değişkenliğine yatkın insanlardır. Gibidirler…
Türk Milliyetçilerine ırkçılık karası çalmak isteyen bazı entellere gelince…
Sizler dünün Devrimciler’ine, iyi çocuklar, deyip uzaktan alkış tutmakla yetinen, Wietnam’ı Louis Armstrong caz parçalarını dinlediğiniz konserinden çıkınca ancak hatırlayabilen, uzaktan uzağa devrimci sloganlar mırıldanarak emperyalizmle güya savaşan ama kolunuzdaki vamp yoldaşınızın Akdeniz bronzu çıplak baldırlarına birinin gözü kayınca “Kıro” deyip geçen siz Boğaziçi Sosyalizmi’nin dünkü lüle saçlı hümanist tombulları, sizler dün niçin Devrimci idiyseniz, bu gün de aynı çakma eğilimlerle Açılımcı’sınız. Sizler, Türk kavramını bu milletin sahip olduğu değerler manzumesine sevgiyle bağlanan, Türk Devleti’ni ebed-müddet yaşatmaya hazır her insana, -hatta dünyanın neresinde yaşıyor olursa olsun,- her insana Türk denir olarak anlayan, yorumlayan ve yaşayan Türk Milliyetçilerine kara çalmaya mecbursunuz… Çünkü dün olduğu gibi bu gün de birer Koyun’sunuz…
Gönlü de, gözü de, eli de açık bir Türk olarak bütün Antitürk güruhuna şimdi bir dergi kapağı armağan edeceğim! Bir Türk dergisi!..Kürt menşeili arkadaşlarla çıkardığımız bir dergidir bu. 1977 basımıdır. Türk Milleti’nin Zazaca bilenlerinin dilindendir. Ve bu dergi Alpaslan Türkeş’in sevdiği dergilerden biridir. Ve ben, bu derginin yazarlarından biriyim! Sizler, ey derelerin kuytu yataklarında kurbağa şarkıları okuyanlar, şimdi bana, “Ne mutlu Türk’üm diyene!” gerçeğini her zaman ve daima gururla haykıracak olan bana dil uzatmaya kalkışanlar, gidin koyunopatinizi tedavi ettirin!

Leave a comment